Bir Tanrı’nın sürgünü: “Thor”

31 May

Aslında fantastik filmleri pek sevmem ama vizyondan kalkmak üzereyken illa 3D izleyelim diye zor yetiştiğimiz  Thor hem 3D animasyonları, hem senaryosu, hem de oyunculukların kalitesiyle beni çok etkiledi. Senaryo aslında birçoğumuzun duyduğu mitolojik bir öyküden esinlenmiş, tabii biraz yorumlanarak… Marvel Studios’un karakterleri ve altyapısıyla güzelleşen filmde başrol Thor’u canlandıran; Chris Hemsworth (yani bizim Behlül.Film boyu “valla aynı Behlül” ya diyip durdum, hani biraz daha beybifeyslikten karizma adamlığa terfi etmişi…)

Thor’un babası Anthony Hopkins (çok yaşlanmış demeden geçemeyeceğim) ve kaç gündür  arkadaşımın dergisi için konuştuğumuz Natalie Portman ( biri bana benzetiyordu bu ablayı ama kimdi kimdi? :P )

Filmi anlatsam da spoiler vermiş gibi olmayacağım çünkü özellikle dvd’si alınıp saklanacak, tekrar tekrar izlenebilecek bir film, o yüzden rahatım.

İskandinav mitolojisinin en büyük Tanrısı Yıldırımlar Efendisi Thor’un hikayesi bu. Yaşlanan kral babası 2 varisi arasında seçim yapmak zorundadır ama bir taraftan neden kayırdığını bilemediğimiz Thor’u gün gelir kral ilan etmeye karar verir.

İşte o büyük gün ateşkes yaptıkları eski düşmanları Jotunheim’in Buz Devleri, Asgard’a gizlice girer ve savaş ganimeti ve nişanesi buz küresini geri almaya kalkarlar. O kadar güvenlikli bir yere girmelerine yalnızca bir hain meydan verebilir ve çok geçmeden bunun Thor’un onu her daim kıskanan kardeşi Loki olduğu anlaşılır. O gün Thor kendini kral etmek üzere olan babasının sözünü dinlemez ve gücünü ispatlamak için yasaklı Jotunheim’e gider, savaş fitilini yeniden ateşleyen Thor arkadaşları ve Loki ile düşmanın kapanına sıkışır. Babası kurtarır ve bu aceleci, kibirli tavrından dolayı Thor’un güçlerini elinden alır ve fani bir insan olarak Dünya’ya sürer.

Loki buna içten içe sevinir. Çünkü Loki aslında Odin’in değil kötücül Buz Devleri Kralı Laufey’in oğludur. Asgard diyarıyla Jotunheim arasında geçen antik savaşta henüz bir bebek olan Loki ölüme terk edilmiş ve Thor’un babası yüce Odin onu himayesine almıştır. Yaptığı her şeyin bir amacı olduğu anlayışıyla bilenen Odin, Jotunheim’ın Buz Devleri’yle birgün ittifak yapma umuduyla Loki’yi evlat edinmiştir. Fakat gün gelip Loki’nin ona ihanet edeceğinin farkında değildir.

Thor Dünya’da ilginç doğa olaylarını araştıran bir bilim kadını Jane Foster ve ekibinin otomobiline çarpar. Tanrı olduğunu iddaa eden bu güçlü adamı önce deli sanan ekip bir dizi enterasan olayı birlikte yaşarlar. Odin Thor’u Dünya’ya sürgün ederken en kıymetli silahı ve gücü olan sihirli çekiç Mjöllnir’i de layık olan biri Thor’un gücüne sahip olsun diye Dünya’ya fırlatıp atmıştır. Çekiç insanlar tarafından çıkartılmaya çalışılmış en sonunda devletin gizli ajan birlikleri tarafından etrafı tesis haline getirilmiş, yüzlerce insan üzerinde araştırma yapmaya başlamıştır.

Bu sırada Jane’in araştırmalarına da devlet el koymuştur. Thor’a artık tek inanan Jane’dir ve aralarındaki sıcaklığa her ikisi de engel olamazlar. Jane Thor’u Mjöllnir’in bulunduğu alana götürür. Thor güvenlik noktalarının her birini aşarak, onlarca kişiyle savaşarak çekicine ulaşsa da çekici ağırlığından yerinden kaldıramaz. Artık bir ölümlü olduğunu kabullenmek zorundadır. Artık o Tanrısal kibrinden, bilmişliğinden vazgeçmenin zamanıdır çünkü  Tanrısal hiç bir gücü yoktur ve olamayacaktır.

Hayal kırıklığı, yenilgi, çaresizlik ve umudun tükenişi işte böyle bir şeydir ve bu duygular yalnızca insanlara özgüdür…

Film sona yaklaşırken Thor’un nasıl da değiştiğini göreceksiniz. İnsani duyguların ve aşkın bir adamı nasıl değiştirdiğini…

Daha fazla anlatmayayım, hadi izleyin.

Efsanelerin gerçek olabileceğine siz de ihtimal vereceksiniz.

Sevgiler,


Fatal error: Uncaught Exception: 12: REST API is deprecated for versions v2.1 and higher (12) thrown in /home/hergun/public_html/wp-content/plugins/seo-facebook-comments/facebook/base_facebook.php on line 1044