Ezel’in çekim yasası

8 Nis

Sanırım benim üzerimde hiç bir TV dizisinin Ezel kadar bir çekimi olmadı şu yaşıma kadar. İlk yayınlandığı günden bu yana hiç bir bölümünü kaçırmadığım tek dizi olma rekorunu elinde taşıyor.

Aslında dizideki başrolleri ( Kenan İmirzalioğlu ve Cansu Dere ) pek sevmezdim. Cansu’nun (Eyşan) medyatikliği de oyunculuğu da hiç ilgimi çekmedi. Kenan İmirzalioğlu’nun (Ezel/Ömer) o meşhur olduğu Deli Yürek dizisinde çizdiği maço delikanlı imajını gözümde hiç bir zaman çıkamamış, hatta oynadığı benzer film karakterleriyle o çizgiyi daha da pekiştirmişti.

Fakat bir gün Ezel’in başlayacağı haberini aldım ve ilk traylerını izlediğim an, bu dizi başlasın, kesin takip edeceğim dedim. Dizinin prodüksiyonuna, çekimlerine çok para harcandığı, masraftan kaçınılmayan bir yapım olduğu daha ilk haftasından belliydi. Bu kalitenin zamanla düşeceğini sandım fakat beklediğimin aksine artarak devam etti. Hatta öyle güzeldi ki bu, reytinglere de olumlu yansıdı, reytingi artınca da dizi daha popüler bir kanala transfer oldu.

Geçen sene dizinin ilk sezonuydu. İlk sezonu dizinin konusunu değil tarzını çözmekle geçirdik. Öyle karmaşık bir kurgusu vardı, işleyişleri öyle garipti ki; dizi resmen bize oyun oynuyordu. Hani hepimiz dizi manyaklarıyız, çok biliyoruz ya, hepimizi suya götürüp susuz getirdi. Tam “ee şimdi böyle olur”  ”bak şimdi şöyle yapar”  dediğimiz tüm sahnelerde düşündüğümüzün aksi bile değil, alakasız bir durumla karşı karşıya bırakıp şaşırttı.

İşte Ezel’in çekim yasası buydu; içinden çıkılmaz olayları, şaşırtan durumları, karakterlerin atacağı adımı bilemeyişimiz…Kurgusu ve kurguyu işleme stratejisiyle her bölümde  bizi mat etti.

Diğer dizilerdeki olaylar kişiler arasındaki geçerken, bize taraf tuttururlar. Bize de her zaman iyinin yanında olmak düşer. Kötü taraf plan yapar, iyinin haberi olmaz üzülürüz, iyi taraf plan yapar, kötünün haberi olmaz seviniriz. Ezel’deyse kimin iyi kimin kötü olduğunu çok uzun süre anlayamadık. Kimin plan yaptığını, kimin haberi olduğunu hiç bilemedik. Diğer diziler seyircilere herşeyi anlatır, karakterler arasında sırlar, bilinmezler olur. Ezel’deyse herkes herşeyi biliyordu, biz en son duyuyor, öğreniyorduk.

Dizi bizi parmağında oynattı.

İlk sezonda Ömer karakterinin Ezel’e dönüşmesini, Ömer’in intikam planlarını, düşmanlarıyla, ailesiyle yeniden karşılaşmalarını soluksuz izledik. İlk sezonun finaliyse dizinin ilk kırılma noktasıydı. Herşey karışmıştı. Tüm olaylar, kişiler içiçe girmiş tamamen bir düğüm olmuştu.

İkinci sezon bambaşka bir boyutta başladı. Serim, düğüm derken çözüme yaklaştığımızı sandık hep. Her bölümde işte şimdi aydınlanıyoruz dedik, fakat gitgide daha da çözülmez bir hale gelmiştik. Dizi hepimizi koskocaman bir yumağın içine alıp, büyüyordu. Hep beraber o koca yumakla yuvarlanarak bilmediğimiz bir sonuca doğru hızla ilerliyorduk.

Diziye yön verecek olan büyük adamın maskesi düşmüştü, öncesinde yalnızca adıyla var olan Kenan Birkan diziye dahil oldu. ( Haluk Bilginer ) İkinci sezonda tüm gözler Kenan Birkan’ın üzerindeydi. Ezel’in yaratıcısı Dayı(Tuncer Kurtiz) ile Kenan Birkan’ın davası neydi, geçmişte neler yaşanmıştı, kimler bu davaya dahil olacaktı, kimler zaten içindeydi… İkinci sezon tamamen bu rota üzerinde ilerlemeye başladı. Artık herkes asıl hikayeyi, konunun kökenini merak ediyordu.

Geçmiş ile bugün arasındaki gel/gitler, karşılaştırmalar, neden/sonuç ilişkileri dizinin en güzel tarafı olmuştu. Geçmiş hesaplaşmalarını izlerken o dönemin ruhunu, tarzını da görmek hepimize iyi geliyordu. Dizi şimdiki zamanda ilerlerken tıkandığı noktada geçmişe dönüyor, olayların kısmen de olsa aydınlanmasını sağlıyordu.

Hikaye halen tam olarak sonuca ulaşmasa da geçtiğimiz Pazartesi gecesi dizinin ikinci kırılma noktası yaşandı. Ezel, akıl hocasını, dostunu, ustası Dayı’yı ebedi yolculuğuna uğurladı. Dayı tam bir kabadayıya yaraşır gururla hayata ve diziye veda etti.

Ve artık dizi kaldığı noktadan bambaşka bir boyutla devam edecek. Ezel, Dayı’dan aldığı şan, nam ve kabadayılık mertebesiyle yalnız başına savaşacağı bir sefere çıkacak.

Bize de yine izlerken düşünüp, düşünürken kaşınmak kalacak:)

Sevgiler efem,


Fatal error: Uncaught Exception: 12: REST API is deprecated for versions v2.1 and higher (12) thrown in /home/hergun/public_html/wp-content/plugins/seo-facebook-comments/facebook/base_facebook.php on line 1044