Yanı başımızdaki okyanus; İstanbul Akvaryum

27 Eyl

Hafta sonu İstanbul Akvaryum’a davetli olarak gittik. Şimdiye kadar bu kadar yakınımızda olan bu muhteşem yeri görmediğimiz için kızdık kendimize.

İçeri girdiğimiz anda başlayan heyecanımız uzun gezi rotasının sonuna kadar devam etti. Her noktası şaşırtıcı güzelliklerle, sürprizlerle dolu olan İstanbul Akvaryum, içerisinde geçirdiğiniz süre boyunca heyecanınızı ve keyfinizi diri tutuyor.

“Dünyanın En Büyük Tematik Akvaryumu” sloganıyla yola çıkan İstanbul Akvaryum, 25 Haziran’da yapılan şanına yakışır bir törenle açıldı. Ve açıldığından beri ziyaretçi akınına uğrayan komplekste 5 boyutlu cep sinemasından, harika hediyelik eşyaların satıldığı kocaman bir dükkana, cafe ve deniz manzaralı restorana kadar kaliteli zaman geçirebileceğiniz  her şey bulunuyor.

Girişteki fotoğraf stüdyosunda birkaç kare çekilip Karadeniz’e yelken açtık. Nuh’un Gemisi Karadeniz’de bizi bekleyen ilk sürprizdi. Gezi güzergahı 16 ayrı temadan oluşuyor, bu demek oluyor ki daha harika şeylerle karşılaşacağız, çok oyalanmadan yolumuza devam ettik.

İstanbul maketi

Maketten yapılmış bir İstanbul siluetinin altında dev bir akvaryum karşıladı bizi.

Tatlı vatoz

 

Çeşit çeşit balıklar akvaryumun ardında önümüze gelip resmen poz verdiler. Bu tatlı vatoz ise ziyaretçilere kendini sevdirmek için cama burnunu yaslayıp, türlü şirinlikler yaptı. Masmavi gözleriyle  ve yuvarlak hatlı yüzüyle aynı yunus gibiydi. Geniş solungaçları ise onu kanatlı bir canlı gibi gösteriyor ve suyun içindeki özgür hareketleriyle tıpkı bir kuşu andırıyordu.

 

Kapalı Çarşı maketi

 

İçeride İstanbul’un en güzel ve otantik simgelerinden biri olan kapalı çarşı konsepti bile düşünülmüş. Nargile, kahve, lokum ve aktarların mis kokulu otları tasvirlenen çarşı, üç boyut hissi vermesiyle bir duvar resminden çok öteydi.

Ardından duvarlarını İstanbul’un mimari ve tarihi öğelerinin süslediği daha da büyük bir akvaryum çıktı önümüze.

 

Dev Akvaryum

 

İçinde balık adam bile vardı! O sırada yapılan bakım çalışması nedeniyle böyle güzel bir görüntüyle de karşılaştık.

 

Balık adam

 

Çanakkale / Dardanelles ‘ten, Ege’ye, Akdeniz’den Kızıldeniz’e, Pasifik Okyanusu’ndan Cebelitarık Boğazı’na hatta Antartika’ya uzanan 16 temalı komplekste, her temanın kendine özgü  deniz canlılarına yer verilmiş.

 

Antartika'ya giriş

 

Tema alanları dizayn edilirken  o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri de gözardı edilmemiş. Bunlara uygun dekoratif unsurlarla tamamlanan mekanlarda gerçekten o bölgeye  gitmişsiniz izlenimine kapılıyorsunuz.

Süveyş kanalına bakan kız çocuğu

 

Çocuklar için (ve bence büyükler için de) hazırlanan interaktif oyunlar çok eğlenceli.  Bazı bölümlerde  minyatürler,  filmler, balık türleri hakkında bilgi alabileceğiniz kiosklar, temaları anlatan görsel grafikler kısacası her şey en ince ayrıntısıyla düşünülmüş.

 

Deniz altı dünyası

 

Bazen bir akvaryuma bakarken şıpır şıpır su efekti duyuyor,  değişen temaya uygun ışıklandırmayla bir anda o dünyanın içine giriyorsunuz.

 

Kızıldeniz Teması

 

Ömrünüzde belki de hiç karşılaşamayacağınız olağanüstü canlıların dokunabileceğiniz,  her detayını görebileceğiniz kadar yakın olması öyle şahane bir duygu ki…

 

Yengeçle parmak oyunumuz

 

Fakat girişteki yazı ve görevlilerin ısrarcı uyarılarına rağmen fotoğraf çekerken flaş kullanmama yasağını insanlarımız algılayabilmiş değil. Biz bile en az on kişiye “lütfen flaşlı çekmeyin, balıklar ölüyormuş” demek zorunda kaldık. Bir de dokunulması yasak alanlara çocuklarını salıveren vatandaşlarımız ciddi problemlerle karşılaşabileceklerinin farkında değiller. Mesela elektirikli çitlerle çevrilmiş bir kafese koşan çocuğu zor durdurduk. Gerçi sadece çocuklar değil yetişkinler de dokunulmaması gereken alanları elliyor, temizliği çok zor olan akvaryumlara boylu boyuna yaslanıyorlardı. Bu konuda belki daha fazla ikaz gerekebilir. Keşke insanımız da bu denli güzel bir ortama karşı biraz daha hassasiyet gösterebilse…

İşte favorilerim; çizgifilmden çıkıp gelmiş paylaço balığı Nemo ve denizyıldızına aşık, fırfır yelpazesi kalbimi fetheden Junior Poseidon.

Nemoooo

 

Junior Poseidon

 

Asil duruşu, karizması ve mitolojideki tanrılar gibi ilginç çoğalma yöntemleri olduğundan ona Junior Poseidon ismini koydum.

Ve  gezinin bittiğini sanırken İstanbul Akvaryum bizi Yağmur Ormanları’na götürdü.  35 -40C  sıcaklığı, nemi ve hafiften ahmak ıslatan yağmuruyla, ortam sesleriyle size o atmosferi yaşatan Yağmur Ormanı’ndaki bitki örtüsü, kara canlıları, sürüngenler, timsah, mavi kurbağa ve bir tür su domuzu olan, karada yaşayabilen fareye de benzeyen Kapibara sizi şaşırtacak hayvanlardan sadece bir kaçı…

 

Yağmur Ormanı

 

Sıcak ortamdan çıktığınızda geniş holde sizi, girişte çekildiğiniz fotoğrafları alabileceğiniz sıcak personel ile bir stand bekliyor.  Oradan hediyelik eşya satan mağazaya girebilir, eğlenceli ve unutamayacağınız bu güne dair bir kaç şey edinebilirsiniz.

Bu arada unutmadan, gezi güzergahının hemen hemen ortasında bulunan Sütiş’in konsept dükkanına, ’3 peynirli pide’sine ve tatlılarına da bayıldığımı söylemeden geçmeyeyim.

Sütiş

 

Kompleksin bir diğer güzelliğiyse 7 ayrı filmle 2 ayrı salonu bulunan 5 boyutlu sinemaydı. Üstelik sinema bileti alanlara otopark ücretsiz. Biz konseptin dışına çıkmamak için “Ocean” isimli okyanus filmini izledik ve o beş dakika hiç bitmesin istedik.

 

Sevimli köpek balığı mı olur demeyin!

 

Nihayetinde onca geziyi 8 cm topuklu ayakkabılarla yapmış olsam da yüzümdeki gülümseme ve içimdeki mutluluk ayaklarımdan şikayet etmeme engel oldu:)

İstanbul Akvaryum bize harika bir gün yaşattı. Yanı başımızdaki okyanusun derinliklerinde unutulmaz bir yolculuğa çıkıp, denizde ve karada yaşayan yüzlerce canlıyla tanıştık.

Umarım siz de en yakın zamanda bu ilginç, renkli ve eğlenceli dünyayla tanışırsınız.

Gitmeden önce şöyle bir incelemek isterseniz web sitesi de çok şahane: http://istanbulakvaryum.com/

Sevgiler,


Fatal error: Uncaught Exception: 12: REST API is deprecated for versions v2.1 and higher (12) thrown in /home/hergun/public_html/wp-content/plugins/seo-facebook-comments/facebook/base_facebook.php on line 1044