İTEF’i ucu ucuna yakaladım

8 Eki

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali (İTEF) bu yıl 3. kez düzenlendi.

3 gün süren festivalin etkinlik programı bir hayli zengindi. Fakat geç öğrendiğim için İTEF’i ucu ucuna yakaladım. İstanbul’un kurtuluşu nedeniyle okulu tatil olan Edebiyat öğretmeni arkadaşım Özlem’le birlikte koştur koştur yetiştiğimiz “okuma ve söyleşi” etkinliği İTEF’in bu yılki son gününe denk geldi.

Mekan seçimiyse şahaneydi. Beyoğlu’nun ilham veren Cezayir Sokağı’nda, aynı ismi taşıyan Cezayir Cafe’deydi etkinlik. Bu sene  “Şehir ve Yemek” temasının işlendiği festivalde Soul Kitchen filminin kitabının yazarı Alman Jasmin Ramadan, Hanif Kureishi ve Tiffany Murray da İstanbul’daydı.

Bizim katıldığımız “Modern Yaşam, Şehir Edebiyatı” başlıklı söyleşide ise konuk yazarlar; Alona Kimhi, Gönül Kıvılcım, Krisztian Grecso ve Berrin Karakaş ‘tı.

Açıkçası Berrin Karakaş dışında kimseyi tanımıyordum. Onun da Gönül Kıvılcım’la saçları aynı kıvırcıklıkta olduğundan hangisi Berrin ayırt edemedim.

Neyse ki moderatör etkinliği açıp herkesi tanıttı da kimin kim olduğunu anladık. Çünkü masaya isimlik koymamışlardı. Sonra herkes son kitaplarından konsept dışına çıkmamak adına şehir yaşamıyla ilgili birer pasaj okumaya başladı.

İlk okuyan Alona’ydı. “Ağlama Susannah” kitabından İngilizce okuduğu metnin ardından kimsenin alkışlamaması garipti. Oysa çevirmen aynı metnin Türkçesini okuduğunda alkış kıyamet koptu. Sıra Krisztian’a geldiğinde yazar önce İngilizce ; “ben size şu konu hakkında şunu şunu okuyacağım ama Macarca olacağı için ne de olsa anlamayacaksınız” dedi. Herkes güldü, demek salonda İngilizce biliniyordu. Konferans salonu tıp yapıp dinledi Krisztian’ı, o kadar hızlı okudu ki sanki Macarca bilsek bile anlayamayacaktık. Yine de öyle sempatikti ki herkes alkışladı.

 

Üç Noktalar Sarayı

 

Radikal’deki yazıları ile tanıdığımız Berrin Karakaş’a sıra geldiğinde son derece cool ve rahatlık içinde okudu yazısını. Ama benim için en etkileyici oydu, son kitabı “Üç Noktalar Sarayı”‘ndan okuduğu “Taşkafalar Parkı”  yazısında hayal dünyasının yarattığı zengin imgelere hayran olmamak gerçekten elde değil. Derhal kitabı almaya karar verdim.

Okumalar bittiğinde şehir ve edebiyat arasındaki bağlar üzerine söyleşi yapıldı.

 

Modern şehirlerdeki edebiyat, yemek ve okumaya ilişkin yazarların görüşleri alındı.

Aslında benim de söyleyeceklerim vardı ama bunu başka bir yazının konusu olarak yazmayı düşünüyorum.

Çıkışta şehir ve yemek, şehir ve edebiyat, çağdaş romen yazarları konulu üç kitap hediye edildi ve Akşam gazetesinin kitap eki…

Literature Across Frontiers işbirliği ve Avrupa Birliği Kültür Programı desteğiyle hazırlanan programda bu yıl 13 farklı ülkeden 54 yazara ev sahipliği yapılmış.

Ve İTEF kapsamındaki tüm etkinliklerin ücretsiz olduğunu belirtmekte de fayda var. Edebiyat severlerine duyurulur!

Bir sonraki yıl etkinliklerin büyük kısmına dahil olabilmek dileğiyle, emeği geçen herkese teşekkürler.

Sevgiyle,