Karadeniz Mutfağı’na Fena Sardık

12 Mar

Nur Abla, Nalia

Karadeniz Mutfağı en çok merak ettiğim mutfaklardan biridir. Belki de aslımın Karadenizli olmasındandır kimbilir. O topraklarda hiç yaşamamış, hatta neredeyse görmemiş olsam bile en azından dedemin babasının o topraklarda ömrünün geçtiğini, o kültür ile yoğrulduğunu yani soyumun hamurundaki o Karadenizliliği yok sayamam. Aslına bakarsanız Sinoplu, Karadenizli olmanın enerjisini ve aynı zamanda ağırlığını bir arada taşıdığıma inanıyorum. Neyse gelelim Karadeniz Mutfağı’na… Hani diyorum ya; ben bizimkilerde görmedim, çünkü babaannem de olay kırılmış, kendisi muhteşem yemek yapar ama Bursalı olduğundan Karadeniz lezzetleri evimize hiç girmedi diyebilirim. Ama içimde hep yaradır.

İstanbul’da uzun zamandır dikkatimi çeken bir mekan vardı ismi Nalia. İçerenköy tarafından Bostancı köprüsüne gelmeden hep görüyordum. Bembeyaz bir köşk, sonradan restore edilmiş. Tabelasındaki Karadeniz Mutfağı  yazısını ne zaman görsem ya şuraya da bir gelemedik diyordum ki geçenlerde gittik.

Nalia arşivinden

Öncelikle mekan nostaljik ve genel olarak iyi dekore edilmiş. Çok şık diyemesek de kurumsalı, temizliği, sadeliği yöresel lezzetler sunan bir restorana göre çok çok güzel.  Fiyatlar da kaliteye göre ekonomik bile sayılabilir.

Fotoğraf bana ait

Neler yedik? 

Mısır ekmeği // Ücretli, iki küçük kare dilim geldi, tadımlık gibiydi.

Baharatlı Zeytinyağı // İkramdı, aynı zamanda mısır ekmeğinin kuruluğunu alan güzel bir başlangıçtı

Karalahana Çorbası // Çorba gibi değil de neredeyse sulu yemek kıvamında ben pek karışık şey sevmiyorum ama eşim bayıldı.

Turşu Biber // İkram, gayet güzeldi.

Mıhlama // Daha önce de birkaç defa yemiştim, ama bu hayatımda yediğim en iyi mıhlamaydı.

Kuru Fasülye // Çayeli fasülyesi, yağı biraz fazla ama taneleri dolgun ve tadı enfesti!

Akçaabat Köfte // Ben daha farklı bir tat hayal etmiştim çok bir orijinalliği yok ama lezzeti gayet yerindeydi.

Daha önce yine bu blogumda çok sevdiğim Trabzon Pidesinin adresi Lider Pide‘yi anlatmıştım size. Lider’in kavurmalısından kıymalısına tüm pide çeşitleri harika, detayları buradan okuyabilirsiniz.

Vee Nur Abla

Gazete arşivinden

Burnumuzun dibine, Çekmeköy girişine açılan Nur Abla aslında oldukça eski. Daha önce de Ümraniye Tepeüstü’nde müdavimleri varmış, hala da var. Ama biz buradakini keşfettik ve fena sardık. Mekan olarak da kocaman, ferah, tertemiz. Kadın elinin değdiği her halinden belli. Hafta sonları ve çocuklu aileler için de ideal.

Anonim görsel

 

Neler yiyoruz?

 

Kara Lahana Dolması // Ben içini eşim dışını yiyor:)

Mıhlama // Nalia’nınki daha güzel bunların peyniri biraz tuzsuz.

Pide Çeşitleri // Özellikle kavurmalı kaşarlısı muhteşem.

Anonim görsel

Aynı zamanda Nur Abla’da çeşitli ev yapımı reçeller, Karadeniz yaylalarından ballar bulabilirsiniz.

Şimdi sırada Fasülye Kavurması ve Hamsili Pilav var. Aslında Hamsili Pilav’a karşı bir nebze ön yargılıyım. Eğer bunu aşarsam Hamsi tatlısı bile yiyebilirim.

Karadeniz Mutfağı son dönemde gerçekten yükselen yıldız. Hani pideciler, kuru fasülyeciler hep vardı ama artık tam yöresel lezzetler de özellikle İstanbul’da pek çok yerde bulunuyor. Yeni yeni Karadeniz restoranları açılıyor. Sizin de bildikleriniz varsa lütfen paylaşın, deneyimleyelim. Umarım bir gün her birini yerinde de yeme şansımız olur. Kızım biraz daha büyüsün bir Karadeniz turu yapmak istiyoruz inşallah.

Çünkü Karadeniz Mutfağı’nı tanıdıkça seviyor, sevdikçe kendimi daha çok oralı gibi hissediyorum, sevdikçe yiyorum da bu kiloları ne yapacağız işte onu bilmiyorum:)


Fatal error: Uncaught Exception: 12: REST API is deprecated for versions v2.1 and higher (12) thrown in /home/hergun/public_html/wp-content/plugins/seo-facebook-comments/facebook/base_facebook.php on line 1044