kimdir?

Nazlıhan Şevik kimdir?

Kocasının “Nazoşki”si, kardeşinin “Nanu”su, annesinin “Nazlı kızı”, kedisinin “annesi”, Cicusunun “Fatoşbebeği”, Duygusunun “canarkadaşı” dır.

naz ve fatoş bebek

 

Turizm ve Halkla İlişkiler okuyup,  8 yıl aktif çalışma hayatı içinde otellerde f&b, önbüro, halkla ilişkiler, satış ve pazarlama  yaptıktan sonra en sevdiğim işin “yazmak” olduğuna karar verdim ve evde oturup yazmaya başladım.

Evlenip İstanbul’a yerleştiysem de bir yanım Bursa’da kaldı. Halen Dergi Bursa’da köşe yazarlığı ve İstanbul temsilciliği yapıyorum.

Turizm alanında faaliyet gösteren şirketler için web ve reklam projeleri hazırlıyor, boş vakitlerinde spor ve DIY projeler yapıyorum.

Tabii bu çok çirkin oldu çünkü hiç bir zaman doğru düzgün otobiyografi yazamamış biri olarak  size kendimle ilgili bir etiket yığını armağan ediyorum.

Siz de itiraf edin; upuzun biyografileri okumayı kimse sevmez!

1985 –Dergici- Yazar- Turizm ve Otel İşletmeciliği- PR – Pazarlama- Satış –Proje- Düşünen- Paylaşan- Sosyal – Sıcakkanlı- Detaycı- İnsancıl- Evli- Kedisever- Trendsetter- Tasarımsever-Filmsever- Gezmeyisever-Sanatsever- Modasever- İstanbul – Bursa- İzmit- Yenilikçi- Uzlaşmacı- Eğlenceli- Azkomik- BirazHırslı- İnançlı- Hayata 4 elle sarılan- Mutlu

 

Minik fare kimdir?

Merhaba insan,

Buralara fare dostlarım pek takılmadığından insan dedim dikkat edersen.

Benim adım yok, farelerin adı olmaz çünkü, olsa olsa beyaz kürklü pis burjuva hamsterların adı olur. Sizler sahiplenip, onlara türlü türlü isimler takarsınız. Ne saçma(!)

İsim ne içindir (?), insanlar birbirleriyle karışmasın diyedir.  Hamsteri alıyorsunuz,  sanki on tane varmış gibi isim koyuyorsunuz, “fare” de geç işte, değil mi ama?

Aman bana ne.

Ben kim miyim? Ben de Naz gibi otobiyografi yazabilen biri değilim ve en az onun kadar gevezeyim aslında.

Pembe kuyruklu, pembe kulaklı,  mavi gövdeli sadece peynirle beslenen bir fareyim işte.

Daha ne anlatabilirim ki, ne okul okuttular, ne bir işim oldu, ne de sevgilim… üüühh : (

Aslında bir dişi vardı ahh, tam da dişime göre. Onu da Naz’ın kedisi yemiş olabilir, görmüyorum nicedir…

Ben Elif Songür Dağ’ın, yani Naz’ın illüstratör yengesinin kaleminden çıktım, belki de bilgisayarından fırladım bilemiyorum ama kendimi burada buldum.

Sanırım Elif beni Naz’a vermiş, Naz havalara uçtu tabii, ne varsa bende: )

Artık buralardayım, takılırız işte.

Saygılar efem.


Fatal error: Uncaught Exception: 12: REST API is deprecated for versions v2.1 and higher (12) thrown in /home/hergun/public_html/wp-content/plugins/seo-facebook-comments/facebook/base_facebook.php on line 1044