neler oldu bir bilsen 2

2 Eki

26.0910

sevgili farecim;

Yıldönümü gecemizin ertesinde Bursa’dan annem, kardeşim ve Serhat geldiler. Kahvaltıyı onlar gelene kadar yetiştiremediğim için gereğinden fazla üzüldüm, hatta onlara kızdım neden bilmiyorum. : p (Şimdi pişmanım)

Günler öncesinden planlanmış ve daha iyi olması için  planda sürekli revizeler yapılan bir gündü bugün.

Güzeller güzeli kardeşim, hayatının erkeğinden evlenme teklifi alacaktı ve bundan haberi yoktu. Elbette evlenme teklifleri süprizdir ama bu çok komplike ve büyük bir süpriz olacaktı Nihan’a.

Serhat planından bahsettiğinde, ‘bu kadar zahmete, masrafa gerek var mıydı?’ dedim. O da ‘ 5 yıldır beni bekliyor, Nihan için herşeye değer ‘ diye karşılık verdi. İşte orada notumu verdim Serhat’a, yıldızlı pekiyi. : ) Planı kime anlattıysam “waaw, uuu, süperr, ayy ne güzeel” diye tepkilerle karşılaştım.

Ve işte büyük gün gelip çattı, plana çoktan Samet’le ben de dahil olmuştuk. Kahvaltıdan sonra karşıya geçip alışveriş yapmayı isteyen Nihan’ı saat 19:00′a kadar binbir türlü numaralarla oyaladık. (Aslında detay anlatsam çok komik ama yazı çok uzayacak)

Samet bir bahane uydurdu ve daha önceden Serhat’ın hazırladığı çantayı arabadan almaya gitti. Tam 19:00′da Beylerbeyi İskelesi’ne yanaşan deniz taksiye bıraktı. Nihan karşıya alışveriş için vapurla geçmeyi düşünürken el sallayarak deniz taxiye bindirdik. O sırada planı bildiğimizden iyi şanslar dercesine Nihan’a doğru yöneldik, o da neden bilmem, akşam eve gelecek olsa da bizi öptü. İlk kez bineceği için çok sevindi herhalde. : ) Kapıda bunun ‘sürücüsü yok’ derken şaşkınlığı çok komikti. Sürücü dediği de kaptan he. Ne biçim denizci kızısın sen yaa, of Nihoş: )

—————————————–

Devamını tam o sıra kitabımın arkasına çiziktirdiğim yazımla anlatacağım.

“Bakakalırım giden geminin ardından…”

Niye öyle hissettim bilmiyorum ama seni taxiye bindirirken az önce, sanki düğününden yuvana uğurluyormuşuz gibi oldu. Sanırım annem de böyle hissetti, çünkü birbirimize bakıp ağladık hafiften.

Bu gece tüm İstanbul senin hizmetinde sanki prensesim. Günlerdir kararıp bozaran hava bile açtı bugün baksana! Gökyüzü apaçık ve bir gram sis yok boğazda, dalgalar emrine amade ve tüm ihtişamıyla İstanbul manzarası serili önüne…

Şuan Kuzguncuk parkında çimlere yayıldık ve Çırağan’ı gözetliyoruz.

Sanki bir yıldız gibi parlayacakmışsın gibi pür dikkat bakıyoruz öyle karşıdan.

Şaşkınlığını hayal ediyoruz. Düşlerindeki saraya minik adımlarınla girişini, bahçesinde saçlarının dalgalandığını ve merakla etrafa göz gezdirişini düşünüyoruz.

Tam düşlediğin gerçeği yaşıyorsun şuan, ne mutlu sana. Ne mutlu Serhat’a. Sana bu güzel anları yaşattığı için ona da sonsuz teşekkürler. Çünkü sen onun da dediği gibi herşeye değersin prensesim.

Biz ise duygu ve merakla telefonlarımızın çalmasını ve senin teklifi aldıktan sonraki o ağlamaklı, heyecanlı, mutlu sesini duymayı bekliyoruz tatlım.

————————————–