‘Ön’yargılarımız

3 Nis

Önyargılarımız ‘ön’ce fiziksel! Hani adamı ben bakışından, duruşundan anlarım deriz ya işte onun ‘ön’cesi de var. Acaba buna da ön önyargı mı desek?

Dikkat bu yazı tamamen subjektiftir! Hiçbir kanıtlanmış gerçeği yoktur! Genellemelerden kaçınıyorum ama hepimiz adına nesnel düşünmeye de çalışıyorum. Bu, sosyal tanımlamada ne oluyor, işte onu bilmiyorum. Neyse neyse…

Diyorum ki sokakta yürürken bile gördüğümüz onlarca insan hakkında zihnimizde birçok yargı oluşmuyor mu?

Hızla yanımızdan geçip giden biri hakkında bile biz istemesek de aklımızdan express bir düşünce treni geçip gidiyor. Beynimizin odacıklarından, vagonlarından minik görüntüler, hatıralar çekiyoruz. Hatırımıza düşenlerle anın içindekileri karşılaştırıyor, kıyaslıyoruz. Tam o anda başka bir görüntü ile karşılaşıyoruz, bu defa yine ona en benzeyen görseli çağırıyoruz odalarımızın birinden… Ve böyle akıp gidiyor beyin yolculuğumuz kendimizin bile engel olamadığı bir düzlemde.

Hatta öyle ki bazen hatırlamaya çalıştığımız eski görüntülerden birinin bulunduğu odanın kapısı kilitli oluyor. Düşünüyoruz, taşınıyoruz, yok gelmiyor aklımıza. Dilimizin, gözümüzün ucuna geliyor da çıkamıyor kilitli kaldığı yerden. Oyun oynuyor sanki bize beynimiz, cimnastik yaptırıyor.

İşte hatıralarımızda olanlar ile yeni karşılaştıklarımız arasındaki bağlarla, doğru kanılara vardığımızı sanıyoruz.

Mesela büyük gözlü bir insan hakkında onun zeki biri olduğunu çıkarsayabiliriz. Ya da  iki kaşı birbirine tam anlamıyla zıt kutuplardaysa kesin havalı biridir. Elleri kocamansa güçlü, sadece parmakları uzunsa yetenekli…Sapsarı saçlı ve güzel bir kızsa kesin aptaldır, ayaklarını pergel gibi açıp yürüyorsa kaba-sabadır… Sırtı kambursa acılı biridir, dimdik yürüyorsa gururlu ve kibirlidir.

Bunlar aslında tamamen zihnimizde daha önceden varolan modellerden yarattığımız önyargıdan başka birşey değil. Ya da belki ben yanılıyorumdur; fiziki özelliklerin ruh yansıması üzerinde büyük etkileri vardır.

Buradaki resimler önyargı için verilen en klasik örneklerdir. Her açıdan bakmaya çalışın, görecekleriniz oldukça şaşırtıcı. Ve kendinize ne kadar önyargılı olduğunuzu sorun.

Ben sordum; fazlasıyla önyargılıyım.


Çalılıklarda oturan kurbağa mı?


Yoksa bir at başı mı?

Peki bunu nasıl azaltırız ya da nasıl kurtuluruz önyargılarımızdan? Asıl o zaman mı erdemli, hoşgörülü bireyler olabiliriz?

Siz de bu yazıya başlarken önyargılarınızdan kurtulmak,  bu konu hakkında biraz olsun ipuçları edinmek için mi geldiniz, üzgünüm. Çok önyargılısınız.

Cevabını bulamadığımız olgular hakkında ne kadar çok konuşur, anlatırsak o şey gözümüzde olduğundan daha basitleşiyor. Bu yüzden siz de anlatın, okuyalım, belki güzel bulgular edinebiliriz.  : )

Sevgiler,