Tavacı Recep Usta – Bursa

11 Tem

Hafta sonu kardeşim ve eşi sizi  ”Meşhur Tavacı Recep Usta” diye bir yere götüreceğiz harika, bayılacaksınız dediklerinde gözümde küçük, saç kavurma ve tava yemekleri yapan alelade ama lezzetli bir mekan canlanmıştı. Kardeşim “akşam giderken üzerimizi değiştiririz” deyince şaşırdım “nasıl yani şık bir yere mi gidiyoruz ki” dedim. “Çok güzel, gidince görürsün, yeni açıldı” dedi. Zaten eski olsa 3 yıl öncesine kadar Bursa’da yaşayan ve restorancılık, otelcilikle uğraşan biri olarak mutlaka bilirdim.

Mekana girdiğimizde ilk izlenimi şahaneydi, otoparkı, valelerin temizliği, ardından giriş lobisi, mobilyalar, dekorasyon herşey çok hoştu. Tek eksik kapıda karşılayan bir hostesin ya da bir görevlinin olmamasıydı. Kendim için demiyorum ama Bursa halkı ilgi ister, karşılanmak, pohpohlanmak hatta tanınmak ister bunu eski tecrübelerime dayanarak söylüyorum:)

Hava çok güzel olduğu için dışarda oturmayı tercih ettik, dışarı çıkarken kapalı mekanı görme ve inceleme şansım da oldu. En güzel özelliği tavanın yüksekliği ve bir kaç farklı mobilya grubu tercih etmiş olmaları. Çünkü bu kadar büyük kapalı mekanlarda tek tip mobilya olunca resmen sıkıcı bir yemekhaneye dönüyor. Özellikle cottage tarzı çiçekli koltukları ve beyaz fransız sandalyeleri çok beğendim.

Bahçeye çıkınca kendimi bambaşka bir yerde hissettim. Neredeyse 3 metre yüksekliğinde kafesler ve içlerinde aynı türde onlarca kuş… Kafeslerde kuşların zaman geçirebileceği ve kendilerini doğal bir ortamda hissedebilecekleri örgü sepetler, ahşap yuvalar, dallar muhteşemdi.

 

Muhabbet kuşları için bir kafes, sultan papağanlar için bir kafes, güvercinler için ayrı bir kafes… Gerçekten çok özenilmiş,  kafesler tertemizdi. Sürekli bakımlarının yapılıyor olduğu belliydi.

Kuşlar çok mutlu görünüyorlardı, cikcik ötüyorlar, yemlerini yiyorlar, kimi uyuyor, kimi öpüşüyor, kimi tünediği yerden insanları izliyor hepsi kendi türleriyle uyum içinde, eğlenerek yaşıyorlar.  Eşimle en çok bu kuşa güldük, doğal bir güvercin değil sanırım ama tipi çok komik, ismini yargıç koyduk, hakim yaka tüyleriyle kafesinin en bilgesi duruyordu.

Bir de şu tek yuvaya sığmış kuşları görünce çekmeden edemedik, nasıl da tatlılar baksanıza, tıpkı bizim gibi aynı yuvadan bakıyorlar dünyaya:)

Neyse artık lezzetlere gelelim. Mekanın en meşhur yemekleri kuzu etli saç kavurma, kaburga dolması ve kuzu gerdan. Mekana adını veren ve aynı zamanda sahibi Recep Usta Diyarbakırlı bir aşçı. Aşçılıktaki ilk ustalığı da gerdan haşlamadır. Yılmaz Erdoğan’ın sevilen şiirindeki “Ben seninle bir gün Veysel Karani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim ” dizesinde geçen lokantanın aşçısı ve  haşlamayı yapan ise Recep Usta’dır. Lezzetlerini  2000li yıllarının başında ilk olarak Ankara’da tattırmaya başlayan Recep Usta kısa sürede İstanbul, İzmir ve şimdi de Bursa’daki şubeleriyle bir zincir haline gelmiş.

“Farklı bir tat, güzel bir yemek, iyi bir hizmet sunmuşsam dünyanın en mutlu insanı benim” diyen Recep Usta’nın eli de bir bol ki sormayın, alacağınız yemekleri kaç kişiyseniz ona göre alın. Mesela biz 4 kişi 1 saç kavurma 1 kaburga dolmasıyla tıka basa dolduk. Yemeklerin çoğu 2 kişilik. Hatta çok aç değilseniz 3 kişi yanında gelen ikramlarla beraber 1 kaburga dolmasıyla doyar.

İkramlar demişken ortaya gelen her şeyin lezzeti harika, gittiğimiz gün orta alanda çiğköfte show vardı, sonra masalara dağıtıldı, hem de etli:( Biliyorsunuz dışarıda artık yasak ama böyle yerde de yenilirdi. Fakat hamile olduğum için kokusuyla yetindim. Ardından haşlama içli köfte ve kuru patlıcan dolması geldi, herkese 1′er tane tadımlık ama şahaneydi.

Patlıcan sevmememe rağmen hapır küpür yedim. 20 haftalık hamileyim ilk defa dışarıda salata yedim, tertemiz ve çok iştah açıcı görünüyordu. Taze otlardan, rokalı, fesleğenli ve tabii ki nar ekşili harika bir yaz salatasıydı. Onun dışında kasede servis edilen sulu, isotlu, domatesli ezme geldi. Yemekle beraber sormadan masaya gelen bol köpüklü yayık ayranı, bakır kapta ve bakır kaşıkla servis edildi. Bu adisyona eklenmişti sanırım içecek siparişi vermezseniz otomatik olarak masaya geliyor:)

Öyle çok ikram var ki olsun o kadar diyebiliyorsunuz. Yemekten sonra gelen dondurmalı irmik tatlısı ve cevizli sıcak baklava olağanüstüydü.

Hemen arkasından geleneksel kostümüyle mırra kahve servis eden garson geldi. Arap kökenli acı ve koyu kahve minik fincanlarda servis ediliyor ve tek yudumda içmek zorundasın. Mideyi rahatlatma özelliğinin yanı sıra fincanının elden alınıp ele geri verilmesi. Eğer fincanınızı kazara masaya bırakırsanız bahşiş vermek zorundasınız.

Foursquare’dan check-in yaptığımız sırada birkaç kötü yoruma denk geldik ama biz hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadık. Servisin kötü ve yavaş olduğundan bahsedilmiş ama bize son derece işini iyi bilen bir garson denk geldi. Belki kalabalık günlerde sıkıntı yaşanabilir ama personeli gayet yeterli görünüyor, tabii bilgili ve kalifiye personel ne kadar onu bilemem.

Fiyatları ise bu hizmetlere göre gayet güzel, ucuz değil elbet ama bunca ikramı görünce evet hak ediyor deyip, paranızın karşılığını aldığınızı düşünüyorsunuz.

Bursa’da olanlar veya yolu Bursa’dan geçeceklere duyurulur! Acilen İstanbul’daki mekanlarını keşfetmeli!

Afiyet Olsun.

Konum ve menüyle ilgili her türlü bilgiyi sitesinden öğrenebilirsiniz: tık 

 

3 Responses to “Tavacı Recep Usta – Bursa”

  1. Fatih Snmz 30/09/2012 at 20:32 #

    her gün onları hazırlamak için ne çileler çektiğimizi biliyo musun .d
    bursa tavacı recep te

    • Nazlıhan Şevik 07/11/2012 at 11:50 #

      Ben de ellerinize sağlık dedim, kötü bir yorumum olmadı ki ustacım:)

  2. Veli Meseli 20/11/2012 at 23:04 #

    herşeyinizcokmükemmel..elinesaglıkustacım

Leave a Reply

Plugin from the creators of Brindes :: More at Plulz Wordpress Plugins